Sürekli Mesleki Gelişim

Kemik Homeostazında Modern Paradigma: PTH, D Vitamini ve FGF23

Bu derste Prof. Dr. Kemal BUHARALIOĞLU kemik dokusunu pasif bir yapı olarak gören anlayıştan yeni gelişmelerin ışığı altında aktif bir endokrin organ olarak gören bakış açısına dönüşümü açıklıyor. Paratiroid hormon (PTH), aktif D vitamini (kalsitriol) ve fibroblast büyüme faktörü (FGF) 23 arasındaki incelikli denge üzerinden kemik homeostazına ait güncel bilgiler veriyor. Okyanuslardan karaya geçişin evrimsel mirası olan bu homestatik sistemin, eczacılık pratiğinde teriparatit (PTH analoğu) gibi ilaçların neden aralıklı (pulsatil)" kullanılması gerektiğini, D vitamini takviyelerinin neden bazen başarısız olduğunu ve kemik sağlığında kalsiyumun neden "olmazsa olmaz" bir ham madde olduğunu mekanizmalarıyla açıklıyor.

1. PTH hem kemik yapımı hem de yıkımını yöneten bir “orkestra şefi”dir. PTH, düşük kalsiyumu yükseltmek için kemik, böbrek (kalsiyumun idrarla atılmasını önleyerek geri emilimi artırır) ve bağırsakta (D vitaminini aktif forma dönüştürerek kalsiyum emilimini artırır) eşgüdümlü etkilere sahiptir.

 

Eczacılık pratiği açısından önemi: Hastaya kemik sağlığının sadece "kalsiyum takviyesi kullanmak" olmadığını, böbrek ve bağırsak sağlığıyla da iç içe geçmiş bir sistem olduğunu anlatmanıza yardımcı olur. Örneğin, mide koruyucu proton pompası inhibitörü (PPİ) kullanan bir hastada mide asidinin azalması nedeniyle bağırsaklardan kalsiyum emilimi bozulabilir.

 

2. Paratiroid bezlerinin oldukça küçük ve anatomik konumlarının stratejik (tiroid dokusuyla olan görsel benzerlikleri) olması nedeniyle tiroid bezi çıkarılan hastalarda hipokalsemi riski bulunur. Tiroidektomi sonrası taburcu olan hastalar için toplum eczacısı, gelişebilecek komplikasyonları fark eden ilk sağlık profesyoneli olabilir.

 

Eczacılık pratiği açısından önemi: Tiroid bezi çıkarılması ameliyatı sonrası eczanenize başvuran hastada el ve ağız çevresinde karıncalanma (parestezi) ve kramp şikâyeti varsa hasta acil kalsiyum desteği için uzmana yönlendirilmelidir. Cerrahi sonrası ilk günlerde serum kalsiyum ve PTH takibi ve gerekirse geçici oral kalsiyum veya kalsitriol desteği hakkında hekimle koordineli çalışılmalıdır.

 

3. D3 (kolekalsiferol) ve D2 (ergokalsiferol) vücutta aynı hidroksilasyon basamaklarından geçse de D3 klinikte daha potenttir.
 

Eczacılık pratiği açısından önemi: Hastalara takviye için genellikle D3’ün tercih edildiği, D2 kullanılıyorsa doz/izlemin farklı olabileceği açıklanmalıdır.

4. Böbreklerde 1alfa-hidroksilaz Aktivasyonu ve D Vitamini Sinerjisi: PTH, böbrekteki 1alfa-hidroksilaz enzimini indükleyerek kalsitriol oluşumunu sağlar. Kalsitriol bağırsaklardan kalsiyum emilimini artırarak kemikten kalsiyum çekilmesine olan ihtiyacı azaltır. Dolayısıyla, PTH ve D vitamini bir sinerji içinde çalışır. D vitamini eksik olan bir hastada PTH, bağırsaklardaki bu 'lojistik' desteği kullanamadığı için kalsiyumu sadece kemikten çekmek zorunda kalır. Bu da kaçınılmaz olarak kemik yıkımını şiddetlendirir.

Eczacılık Pratiği Açısından Önemi: D vitamini eksikliği olan bir hastaya teriparatid verilmesi, ilacın sadece kemik deposunu kullanmasına yol açar. Tedavi başarısı için mutlaka D vitamini ve kalsiyum replasmanının eşlik etmesi gerekir.

5. PTH–kalsitriol–FGF23 üçlüsü vücudun mineral trafiğini yönetir; geri besleme mekanizması ile kalsiyum/fosfat dengesini kurar. PTH, kalsiyumu yükseltip fosfatı böbreklerden atmaya çalışırken; kalsitriol her ikisinin de bağırsaktan emilimini artırır. FGF 23 ise vücutta fosfat aşırı yükselirse (özellikle böbrek yetmezliğinde) böbrekteki 1alfa-hidroksilaz enzimini inhibe ederek D vitamininin aktifleşmesini durdurur ve fosfatüriyi artırır.

Eczacılık pratiği açısından önemi:

a) Eğer bir hasta yüksek doz D vitamini kullanmasına rağmen kan tahlillerinde aktif D vitamini (1,25(OH)2D) veya kalsiyum seviyeleri yükselmiyorsa, hastanın fosfat seviyeleri sorgulanmalıdır. Çünkü yüksek fosfat, FGF23 aracılığıyla hastanın kendi D vitaminini aktifleştirmesine izin vermiyor olabilir.

b) Böbrek hastalarında kemik sağlığını korumak için sadece D vitamini vermek yeterli değildir. Hastaya, hekimin yazdığı fosfat bağlayıcılarının (kalsiyum asetat, sevelamer vb.) aslında D vitamininin "çalışabilmesi için" zemin hazırladığını anlatılmalıdır.

 

c) Eczanenize biyokimyasal analiz sonuçlarıyla gelen bir kronik böbrek yetmezliği hastasında "Yüksek Fosfat + Düşük Kalsiyum + Yüksek PTH" üçlüsünü görürseniz, bunun kemiklerin hızla yıkıldığı "sekonder hiperparatiroidizm"in habercisi olduğunu ve hastanın nefroloji takibinin yaşamsal olduğu anlatılmalıdır.

 

6. Kalsitriol bağırsaktan kalsiyum ve fosfat emilimini artırır; ancak diyet ile kalsiyum yetersizse kemik rezorpsiyonunu tetikleyebilir.
 

Eczacılık pratiği: Kalsitriol veya yüksek doz D-vitamin reçete edildiğinde hasta yeterli kalsiyum alımı (gıda veya ek) ve hiperkalsemi/hipokalsemi belirtilerine karşı bilgilendirilmelidir; böbrek yetmezliği hastalarında aktif form (kalsitriol) kullanıldığı ve sık takip gerektiği vurgulanmalıdır.

 

7. FGF23 ve alfa-Klotho: FGF23, böbrekte fosfat atılımını sağlarken Klotho proteini olmadan işlev göremez.

Eczacılık Pratiği Açısından Önemi: Yaşlanma veya kronik böbrek yetmezliğinde Klotho azaldığı için gelişen "D vitamini direnci"ni anlamanızı ve bu hastalarda standart D vitamini takviyelerinin neden yetersiz kaldığını yorumlamanızı sağlar.

8. D Vitamini Freni: FGF23, aşırı fosfat birikimini önlemek için D vitamini aktivasyonunu durduran bir "fren" sistemidir.

Eczacılık Pratiği Açısından Önemi: Böbrek hastalarında görülen yüksek fosfatın kemikleri neden zayıflattığını kavramanızı sağlar; bu hastalarda fosfat bağlayıcıların kemik sağlığı için neden kritik olduğunu açıklar.

9. Böbreklerde Kalsiyum/Fosfat Taşıma Dinamikleri: PTH, distal tübüllerde kalsiyumun geri emilimini artırırken, proksimal tübüllerde sodyum-fosfat kotransportörlerini inhibe ederek fosfatürik etki yaratır. Bu durum kalsiyum-fosfat çarpımının kritik eşiği aşmasını önleyerek ektopik kalsifikasyon (yumuşak doku kireçlenmesi) riskini minimize eder.

Eczacılık Pratiği Açısından Önemi: Böbrek taşı öyküsü olan hastalarda PTH analoglarının teorik olarak kalsiyum atılımını azaltma özelliğinin bir avantaj olabileceği düşünülebilir. Ancak mevcut klinik veriler net bir koruyucu etkiyi göstermediği gibi bazı çalışmalar ve KÜB hiperkalsiüri/taş riskine dikkat edilmesini önermektedir. Bu yüzden her hasta için bireysel risk-yarar değerlendirmesi ve uygun izlem yapılması gerekir.

10. Tam Uzunluktaki PTH vs. Fragmanlar: Hipoparatiroidizmde 84 amino asitlik tam PTH (Natpara; yurt dışı ilaç), osteoporozda ise 34 amino asitlik fragman (teriparatit, ülkemizde Forsteo müstahzarı bulunmaktadır) kullanılır.

 

Eczacılık Pratiği Açısından Önemi: Reçetedeki ilacın endikasyonunu (replasman mı yoksa anabolik etki mi?) ayırt etmenizi ve hastaya doğru bilgiyi vermenizi sağlar.

İlgili Videolar