Kompleman sistemi, bağışıklık sistemimizin önemli bir bileşeni olup enfeksiyonlara karşı savunmada kritik rol oynar. Bu derste Prof. Dr. Kemal BUHARALIOĞLU bağışıklık sistemimizin temel taşlarından biri olan kompleman sistemine bir giriş yapıyor. Keşfinden ve tarihsel gelişiminden başlayarak, Paul Ehrlich’in 1899’da verdiği isimden, günümüzde ekulizumab gibi devrim niteliğinde ilaçların kullanıldığı klinik uygulamalara kadar önemli noktaların altını çiziyor.
1. Kompleman Sisteminin Artan Önemi: Kompleman sistemi, ekulizumab gibi monoklonal antikorların geliştirilmesiyle yeni bir ilaç hedefi haline gelmiştir. Ekulizumab; başlangıçta paroksismal noktürnal hemoglobinüri için onay almış, sonrasında miyastenia gravis gibi otoimmün hastalıkların tedavisinde kullanıma girmiştir.
2. Tarihsel Gelişim: Kompleman sisteminin keşfi 1896 yılına dayanmaktadır. Kanın bakterisid özelliğine dair deneysel bulgular, ısıya duyarlı ve ısıya dayanıklı bileşenler arasında farklılık olduğunu ortaya koymuş; Paul Ehrlich ise 1899’da ısıya duyarlı bileşene “kompleman” adını vererek bu sistemin antikorların işlevini tamamlama özelliğini belirtmiştir (complement: tamamlayıcı).
3. Kompleman Sisteminin Aktivasyon Mekanizması: Kompleman sistemi, proteolitik bölünme yoluyla kademeli ve zincirleme aktive olan proenzimler (zimojenler) içerir. Bu kaskat etkisine sahip sistem sayesinde patojenler opsonize edilip fagositlere sunulur ve membran atak kompleksi ile parçalanır.
4. Kompleman Sisteminin Düzenlenmesi: Kompleman bileşenlerinin aşırı aktivasyonunu önlemesinde inhibitör proteinler (tüm proteinlerin yaklaşık yarısı) ve aktif bileşenlerin kararsız yapısı kritik rol oynar.
5. Kompleman Sisteminin Terapötik Olarak Hedeflenmesi: Kompleman sistemi, otoimmün hastalıkların patojenezinde önemli bir rol oynayarak doku hasarına yol açabilmektedir. Bu nedenle, ekulizumab gibi kompleman inhibitörleri terapötik müdahalelerde kullanılmakta ve kompleman sisteminin aşırı aktivasyonu önlenerek hastalık semptomları hafifletilmeye çalışılmaktadır